Hakkımızda

Biz Kimiz?

Acentamız 2005 Yılında FOLKLORİK TURİZM VE TİC. LTD. ŞTİ. çatısı altında Kurulmuş Türkiye Seyahat Acentaları Birliğine Üye 5222 Üye Numaralı A Grubu Seyahat Acentasıdır.

Folklorik Turizm Seyahat Acentası; Ağırlıklı olarak Doğa,  Kültür, Tarih ve Arkeoloji  Turları düzenlemekte olan bir Seyahat Acentası olup,   Hafta sonu  Konaklamalı ve  Günübirlik  turlar dışında   Uzun süreli doğa ve kültür turları, bayram dönemlerinde Kültür Turları ile  Gruplara Özel turlarda düzenlemektedir.

Özellikle Festival Turlarına çok önem veren bir seyahat acentası olup, Türkiye'nin bir çok bölgesinde düzenlenen Festivallere ilk tur düzenleyen Acente olma ayrıcalığına sahiptir. ( Alaçatı Ot Festivali, Adana Portakal Çiçeği Karnavalı, Mersin Narenciye Festivali gibi festivallerde ve Yerli Gruplara yapılan Gül Hasadı Turlarında Öncü olmuştur)

Bundan sonrada bu tur organizasyonlara yenilerini katmak ve öncü olmak dışında daha önce tur düzenlenmeyen bölgeleri programlarına dahil ederek siz gezginleri keşfedilmemiş Doğa, Tarih ve Kültür Miraslarımız ile buluşturmayı misyon edinmiş bir acentadır.

Koşulsuz Müşteri Memnuniyeti

Bizim önceliğimiz, sizlerin mutluluğu. Misafirlerimize Folklorik Turizm güvencesiyle hizmet veriyoruz Güvenli, mutlu ve keyifli turlar ve deneyimler yaşamanız için var gücümüzle çalışıyoruz.

Neden Butik Turlar?

Bayram dönemleri haricinde Genel Olarak Butik Turlar (Az sayıda kişi ile gerçekleştirilen turlar Maksimum 25 Kişiyle yapılan tur) düzenlemektedir.

Butik Turlar;

Daha seri hareket etmemizi sağladığı için daha çok yer görme imkanı bulduğumuz,

Büyük araçların giremediği tur güzergahlarını programlarımıza dahil ederek buraları herkesten önce keşfetme ayrıcalığını yaşadığımız,


Katılımcıların bir biriyle ve Rehberler ile iletişimin kolay olduğu,

Yemek yenilecek mekanlarda uzun süreli servis gecikmelerine muhatap olmadığı,

Müze ve ören yerleri girişlerinde kuyrukta beklemenin en aza indirildiği,

Katılımcıların kendilerini özel hissetmelerini sağladığı, katılımcılara bazen küçük sürprizlerin yapıldığı , yerel insanımızla iletişim kurma olanağının da bulunduğu turlar olduğu için Butik Turlar düzenlemeye öncelik veriyoruz.

 

Yöreye Katkı ve Çevreye Duyarlılık

Gezilerimizde çevreye duyarlı davranıyoruz. Gezilerimizde elimizden geldiğince yöreye katkı sağlamaya çalışıyoruz. Alışverişlerimizi mümkün olduğunca yöreden yaparak yöre insanına ekonomik katkı sağlamaya çalışıyoruz.

Neden Folklorik?

Acentamıza  isim araştırması  yaparken temel çıkış noktamız, kültür tarih ve arkeoloji turları düzenleyecek bir acenta olarak turizm ve kültür turları ile ilişkilendirilebilecek bir isim olmalıydı tabiki. Folklorik kelimesi  dikkatimizi  çektiğinde ilk olarak  bu kelimenin kökeni  olan Folklor  (Halk Bilimi) kelimesinin anlamını  incelemeye başladığımızda tamda bizim aradığımız gibi  Turizm ile doğrudan ilişkilendiğini fark ettik. 

Aşağıda Halk Bilimi ve Folklor kelimesinin içeriğini  incelediğimizde  Turizm ile ilişkisi çok net anlaşılacaktır. Folklorik ise halka ait şeyler anlamına geldiğini görüyoruz. 

Sözcük ilk kez 1846 yılında İngiliz bilimci William j. Thomas tarafından kullanıldı. İngilizcedeki folk (halk) ve lore (bilim) ya da bilgi sözcüklerinin birleşimiyle oluşmuştur. Türkçede ise aynı anlama gelen "halk bilimi" kullanılmaktadır.

1878 yılında İngiltere'de kurulan "Folklore Society" adlı bir dernek, folklor sözcüğünün bir bilim dalına dönüşmesine önemli katkıda bulundu. Fransa, Rusya, İskandinav ülkeleri ve Portekiz'de de, bu sözcük aynı biçimde kullanılmaktadır. Almanca konuşan ülkelerde ise yaklaşık aynı anlamı içeren "Volkskunde" deyimi yerleşmiştir.

Toplumların kendine özgü yapılarını inceleyen en temel bilim dallarından biri olarak folklor, oldukça geniş boyutlar içermektedir. Yaşam biçiminden politikaya ve sosyolojiye dek birçok ayrıntıyı içinde barındıran folklor, insana ilişkin incelenmesi gereken en önemli bilim dallarındandır.

Her toplumun kendine özgü bir yapısı olmasından dolayı folklorun tanımlanması ve içeriğinin belirlenmesinde ülkelerin bilginleri kendi toplumlarının yaşayışına ilişkin değerlendirme yoluna gitmişlerdir.

İngiltere'de, gelenekler bilimi olarak algılanır. Folklor, insan kuruluşlarında en yaygın, en devamlı ve eski olan şeyleri, halk sanatlarını, halk endüstrisini inceler. Yazılı belgeleri değil; atalardan gelen geleneklerin etkisi altında inanılan ve yapılan şeyleri inceler. Bugün yaşayan, fakat bugünün ve zamanımızın olmayan fikirleri, gelenek ve tarihleri, eski halklardan kalanları toplar, karşılaştırır. Halkın efsane, gelenek ve inanışları ile ilgilenir. Özetle, folklor, halkın düşünsel yapısını oluşturan her şeyi inceler.

Almanya'da, siyasal bilimlerin giriş yeri, giriş odası ve sosyal politikanın köken, kaynağıdır. Halkın kalıbı, ruhu ve türünün bilimsel anlayışıdır. Sosyoloji, sözcüğün anlamı ve çağdaş kavramı bakımından folklorun bölümlerinden biridir.

Amerika'da folklor, uygarlık tarihini inceleyen sosyal bilimlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Belçika'daki yorumu ise, halk sınıflarının yaşayışlarına ve uygarlıklarına ait olan her şeyi toplamak, inceleyerek, açıklamaktır. Folklor insanlığın bakış açısında geçirdiği çeşitli evreleri inceler ve bunları günlük yaşamda karşılaşılan benzer aşamalarla kıyaslama amacını güder.

Fransa'da, halk yaşayışını inceler. Uygar ülkelerde halka ait düşünsel ve maddesel kültürü inceler. Uygar uluslardaki halk düşüncesinin incelenmesidir. Doktrinsiz ortak inanmalar, kuramsız çalışmalardır. Hiçbir aydının öğretemediği, halkın kendi kendine öğrendiği efsane, hikaye, gelenek, şarkı, bilmece, söz düzeni, yıldızlara ait inanma ve büyüler gibi bilgilerdir.

Az gelişmiş ulus ve halk kesimlerinin inanış, gelenek ve göreneklerinin külliyatı niteliğindedir. Bu da insanlığın başlangıcından zamanımıza kadar az ya da çok bozulmuş biçimde ulaşan kültür kalıntıları olarak açıklanabilir.

Folklorun anlamı ve tanımı konuları Türkiye'de de halk bilimcileri tarafından da ele alınıp incelenmiştir.

Bunlardan biri olan Sedat Veyis Örnek'e göre folklor, bir ülke ya da belirli bir bölge halkına ilişkin maddi ve manevi alanlardaki kültürel ürünleri konu edinen, bunları kendine özgü yöntemlerle derleyen, sınıflandıran, çözümleyen, yorumlayan ve son aşamada bir senteze vardırmayı amaçlayan bir bilim dalıdır.

Bir ülkenin, bir yöre halkının, bir etnik grubun yaşamının bütününü kapsayan ve temelinde o halkı oluşturan insanların ortak ve yaygın davranış kalıplarını, yaşama biçimini, belirli olaylar ve durumlar karşısında tavrını, çevresini ve dünyayı algılayışını açıklamada; geleneksel ve törensel yaşamı düzenleyen, zenginleştiren, renklendiren bir beceriyi, beğeniyi, yaratıyı, kurumu, töreyi, kurumlaşmayı göz önüne sermede; bir ucuyla geçmişe, bir ucuyla da zamanımıza uzanan gelenekler, görenekler, adetler zincirini saptamada; bu zincirin dışlayıcı ya da destekleyici halkalarını tek tek belirlemede, halk kültürünün atardamarlarını yakalayarak bunlardan özgün ve çağdaş yaratmalar çıkarmada folklorun rolü ve önemi birinci derecededir.

M. Şakir Ülkütaşır'a göre folklor, en derli toplu anlamıyla genel olarak sözlü halk edebiyatı, halk musikisi, halk temaşası, halk gelenek ve inançları gibi tamamen fikri ve manevi oluşumları, özetle halkın manevi kültürünü araştıran bir bilimdir. Düğün, bayram, çocuk, cenaze, dini boyutlar vs. türünden halk gelenekleri; cin, peri, büyü, afsun, muska, gibi şeylere inanma biçiminde gündeme gelen bütün halk inançları ile türküleri, manilerbilmeceler, oyunlar, ninnilermasallar, menkıbeler, deyimler ve atasözleri folklor konusuna girer. Bütün bunlar belli kesimlerce saptanır ve incelenir. Folklor araştırmalarının temel taşı olan kadro bir kategori içinde ve birbirleriyle yakından ilgili birçok maddeyi içine alan geniş bölümdür.

Halk biliminin etnoloji, sosyoloji, sosyal ve kültürel antropoloji, edebiyat, psikoloji, dilbilim, dinbilim, tarih, dinler tarihi, sanat tarihi, coğrafya, tıp, hukuk vb. bilimlerle yakından ilişkisi olup; gerektiğinde bu bilim dallarının yöntem ve bulgularından yararlanır, başka ülkelerin halk bilimi (folklor) ile ilgili verilerinden koşutluklar kurar, karşılaştırmalar yapar, bunların kökenine inmeye çalışır. Böylece yerlilikten ve ulusallıktan evrenselliğe geçerek insanlığın ortak kültürüne katkıda bulunmaya yönelir.